• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Ruble 0.06472
  • Ankara : 15 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Moskova : 2 °C
  • Antalya : 24 °C
  • İzmir : 16 °C
  • St. Petersburg : 5 °C
  • Kazan : 1 °C
  • Soçi : 17 °C

Gayrimeşru Kiev ve kendi kaderini belirleyen Kırım

10.03.2014 09:33
Gayrimeşru Kiev ve kendi kaderini belirleyen Kırım
Rusya Federasyon Konseyi, Kırım parlamentosunun referandum kararını destekleyecek.

Konseyin Başkanı Valentina Matviyenko, ilgili açıklamayı, Cuma günü Moskova’yı ziyaret eden Kırım parlamenterleri ile görüşmede yaptı. Bir gün öncesinde Kırım milletvekilleri, Kırım’ın Rusya’ya bağlanma sürecinin başlaması ve yarımadanın statüsüne ilişkin referandumun 16 Mart günü yapılması kararını aldı.
Rusya halkının Devlet Başkanı Vladimir Putin’e desteği, rekor olan yüzde 67 oranına yükseldi. Rusya Ulusal Kamuoyu Araştırmaları Merkezi’nin (VTsIOM) verdiği bilgiye göre yükseliş, Kremlin’in Ukrayna krizinin çözümüne yönelik tutumundan kaynaklanıyor. Rusya Devlet Başkanı, bu hafta gazetecilerle görüşmede Moskova’nın eylemlerini aydınlattı. Sözlerine göre Ukrayna’da anayasaya aykırı bir darbe yaşandı ve iktidar silah yoluyla ele geçirildi. Rusya’nın komşu ülkeye ordu göndermeyi ve güç yoluyla Kırım’ı ilhak etmeyi düşünmediğini söyledi. Ordunun yabancı ülkede kullanılması için Federasyon Konseyi’nin verdiği iznin ise olağanüstü durumlarda Ukrayna’nın Rusça konuşan vatandaşlarını hayatını ve çıkarlarını korumak için gerekli olduğunu belirtti. Vladimir Putin, Kiev’in mevcut “liderlerinin” yönetime nasıl geldiğine bakılırsa, bu tür durumların pekala mümkün olduğunu vurguladı:
“Parlamento kısmen meşru. Kalanları değil. Cumhurbaşkanı vekilinin meşru olduğunu söylemek kesinlikle imkansız. Meşruiyeti yok. Hukuken tek meşru cumhurbaşkanı var, Viktor Yanukoviç. Ancak o da gerçek iktidara sahip değil. Azledilmesinin üç yasal yöntemi var. Ölmesi, istifa dilekçesini yazması ve meclis soruşturması. Bu, anayasal bir norm, uzun bir süreç. Bu süreç gerçekleştirilmedi. Muhtemelen bu yüzden Anayasa Mahkemesi feshedildi. Bu, Ukrayna’nın ve Avrupa’nın yasal çerçevesine aykırı. Üstelik yargıçlara karşı dava açılması talimatı verildi. Bu ne? Saçmalık.”
Rusya Devlet Başkanı’na göre Ukrayna’daki devrim durumu, yıllar boyunca vatandaşların iktidara yönelik memnuniyetsizliği, toplumsal tabakalaşma ve dev yolsuzluklar yüzünden oluştu. Ancak değişim arzusunun asla bu değişimi yasadışı, anayasaya aykırı yöntemlerle elde etmek gerektiği anlamına gelmediğini vurgulayan Putin, öte yandan halen yönetimde “kozmetik” onarımı değil radikal değişimi talep eden Maydan’daki insanlara anlayışla yaklaştığını kaydetti.
Bu arada Ukrayna’nın doğusundaki durum giderek daha çok gergin hale geliyor. Maydan taraftarları ve karşıtları arasındaki çatışmalar durmuyor, idari binalar sürekli el değiştiriyor. Kiev’deki yönetimin talimatıyla Ukrayna Güvenlik Teşkilatı (SBU), Donetsk’te “halk valisi” Gubarev’i gözaltına aldı. Gubarev’in Donetsk’den Kiev’e götürüldüğü haberi üzerine taraftarları SBU binasını kuşatarak liderlerinin serbest bırakılmasını talep etti. Eylemler, Cuma günü de devam etti. Son bilgilere göre Donetsk yakınlarında konuşlandırılan Ukrayna polis özel hareket timi Berkut, Kiev yönetiminin göstericilerin tutuklanması emrini uygulamayı reddetti.
Komşu Harkiv ve Dnepropetrovsk kentlerinde de durum gergin. On binlerce vatandaş, Kiev’in atadığı valilere karşı. Her iki vali, Forbes dergisine göre Ukrayna’nın en zengin yüz ismi arasında yer alan işadamı. Göstericiler, bölge yönetimini seçme hakkına sahip olduklarını dile getiriyor ve Kırım’ı örnek göstererek bölgelerin statüsüne ilişkin referandum yapılmasını talep ediyor.
Peki ya Kırım? Kırım’ın artık geleceğini belirlediğini söyleyebiliriz. Bu özerk cumhuriyetin Yüksek Konseyi’nin referandumu 16 Mart’ta yapma kararını Sivastopol de destekledi. Bu kent özel olan devlet önemindeki şehir statüsüne sahip. Sivastopol sakinleri, genel Kırım referandumla birlikte plebisit düzenleme kararını aldı.
Rusya yönetiminin eylemlerine yönelik anlayış, Batının akıllarına sızmaya başladı. İngiliz The Guardian gazetesinin uzmanlarına göre Batı, SSCB dağıldıktan sonra Rusya’yı Avrupa ve dünya sorunlarının çözümünde bir ortak olarak görmediğini sürekli ortaya koymaya çalıştı. Brüksel ve Washington, NATO’yu doğuya doğru genişletmeme sözünü vermelerine rağmen üslerini Rusya sınırlarına giderek daha yakın konuşlandırmaya devam etti. Batı’nın bakış açısına göre Moskova’ya sadece güçlü “ortaklarının” dikte ettiklerine katlanmak kalıyordu. Ancak uzmanlara göre “ortaklar”, Ukrayna’daki durumun bu yönde gelişeceğine hazırlıklı değildi. Putin, komşu ülkenin Rusça konuşan nüfusunu savunmasız bırakamaz. Rusya ayrıca Kırım’daki Karadeniz Filosu’nun üssünü kaybetmeyi göze alamaz. Rusya’nın Jeopolitik Araştırmalar Merkezi’nin müdürü Valeriy Korovin, duruma ilişkin yorumunda, söz konusunun sadece jeopolitik amaca uygunluk düşünceleri olmadığını belirtti:
“Bu, Rusya devletinin sonunun başlangıcı anlamına gelir. Çünkü sadece stratejik bir kayıp değil, askeri çekilmenin sembolik bir anı olacak. Bu tür durumlarda tüm yıkıcı iç güçler hemen konsolide ve seferber oluyor, “beşinci kolon” haklı olduğunu hissetmeye, dış güçlerle senkronize bir şekilde güvenle hareket etmeye başlıyor. Bu, Rusya’da isyan odaklarının ortaya çıkması, “Atlantikçi” liberal elitin konsolidasyonu ve Rusya’nın içten dağılım sürecinin aktif aşamaya geçmesi anlamına gelecek.”
Ancak Batı’nın mevcut politikacıları, bu seslere kulak vermemeyi tercih ediyor. Başkan Obama ve Dışişleri Bakanı Kerry’nin sözlerine göre ABD, Rusya’nın eylemlerini kınıyor ve krizin çözümü ve Kremlin ile Kiev arasında müzakerelerin başlaması için “uluslararası arabulucular” misyonunun kurulmasında ısrar ediyor. Ancak Rusya’nın BDT Ülkeleri Enstitüsü’nün müdür yardımcısı Igor Şişkin, Rusya yönetiminin Keiv liderleriyle temasa gitmeyeceğinden emin olduğunu söyledi:
“ABD’nin bu tür müzakerelerde ısrar etmesinin nedenleri aşikâr. ABD’ye bağlı kukla yönetimi meşrulaştırmak istiyor. Darbenin arkasında ABD’nin durduğu, tüm kararların baştan beri Amerikan Büyükelçiliği’nde alındığı, ardından sözde bakanlar, cumhurbaşkanı ve başbakan vekilleri tarafından dile getirildiği artık kimse için bir sır değil. Batı bu oyuna katıldı. AB, Kiev yönetimini tanıdı. Ancak Rusya tanımadan “belirsizlik durumu” devam edecek. Müzakerelere gidersek darbecileri meşru yönetim olarak kabul edeceğiz.”
Yine de Batı’da farklı görüşler de var. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin yine Nobel Barış Ödülü için aday gösterildi. Bilgiyi, Norveç Nobel Enstitüsü Başkanı Geir Lundestad verdi. Komite, ödül sahibinin belirlenmesi sürecinde, Rusya’nın Kırım yüzünden Ukrayna ve Batı ülkeleriyle girdiği çatışma da dahil dünyada yaşanan son ses getiren olayların dikkate alınacağını kaydetti.

 

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gündem Avrasya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 312 479 00 25 | Faks : +90 312 479 00 25 | Haber Yazılımı: CM Bilişim