• BIST 107.281
  • Altın 143,271
  • Dolar 3,5628
  • Euro 4,1515
  • Ruble 0.05894
  • Ankara : 23 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • Moskova : 21 °C
  • Antalya : 32 °C
  • İzmir : 29 °C
  • St. Petersburg : 16 °C
  • Kazan : 19 °C
  • Soçi : 26 °C

Rus klasiklerinin babası Glinka

17.05.2015 13:11
Melda Gönden / Gündem Rusya

Melda Gönden / Gündem Rusya

Rus Klasik Müziğinin Kurucusu Mihail Glinka’nın Hayat Hikayesi

Rus kültürü, çok geniş yelpazesi olan, dünyaya sanatı, sporu, tarihi ile etkilemiş bir kültürdür. Klasik müzik ise, bu kültürün çok önemli bir parçasıdır. Bu sayımızdan itibaren, sizlerle Rus klasik müzik bestecilerini ve eserlerini buluşturacağım. 

Klasik müzik severler, dünya klasik müzik tarihinde Rus bestecilerinin ve eserlerinin nekadar önemli bir yer tuttuğunu bilir. Baleleri, operaları, konser suitleri ile Rus klasik müziği, dünyanın birçok ülkesinde sahnelere misafir olmuş; farklı milliyetlerden sanatçılar tarafından icra edilmiştir.

mihail-glinka.jpgBugün, sanki hayatlarımızda hep varmış gibi davrandığımız tüm klasik sanatların, bir başlangıcı olduğunu ve bu başlangıcı yapmaya cesaret eden yenilikçi kişilerin varlıklarını unuturuz. Oysa, bir sanatı anlamak, temelini içimize sindirmemiz ile başlar.

Rus klasik müziğini anlamamız ve nereden başladığını öğrenebilmemiz için, sizlere Mihail Ivanoviç Glinka’yı tanıtmak isterim. Mihail Glinka, Rus klasik müziğinin babası olarak anılan önemli  bir Rus bestecidir.

Kendisine ilham kaynağı olarak Rus halk şarkılarını, halk danslarına özgü ritimlerini ve sıradan köylü şarkılarının kendine has uyumlu seslerini seçen Glinka, ulusal bestecilik kavramını yaratmıştır. Tüm bu ögeleri dahiyane bir şekilde klasik müzik motifleri ile bütünleştirebilmiş olması bestecinin üstün başarısıdır. ‘Bir millet müziği yaratır; besteci sadece onu düzenler’ diyecek kadar alçakgönüllü ve birleştirici olması ise, sonraki nesillere ilham kaynağı olmasını sağlamıştır.

Hayatı

Glinka, 1804 senesinde Smolensk valiliğinde dünyaya gelir ve büyükannesi tarafından büyütülür. Hayatının bu döneminde sadece Rus halk şarkıları ve kilise ilahileri dinler. İlk müzik eğitimini evde alarak, piyano ve keman çalmayı öğrenir. 13 yaşında, St. Petersburg’ta soylu ailelerin çocuklarına özel eğitim veren bir okula devam ederek, müzik alanında mezun olur.

Sonraki yıllarında batıda kalarak klasik müzik yapılarını yakından incelemiş olmasının, Glinka’nın ulusal müzik yaratma çabalarının ve başarısının kaynağı olduğuna inanılır. Almanya, İsviçre, İtalya gibi farklı ülkelerde yaşayan Glinka, İtalyan operalarına hayran kalır ve bu eserlerin Rusya’da temsilcisi olmak ister.

Rusya’ya döndüğünde, ‘Ciddi bir vazifemiz var. Kendi stilimizi yaratmamız ve Rus opera müziği için yeni bir yol açmamız lazım’ diyerek, çalışmalarına başlar. Ardı ardına operalar, oda müzikleri, senfoniler besteler.

İvan Susanin ilk operasıdır. Rus etkisinden çok İtalyan etkisi ile dikkat çekerek başarı kazanan eser, Çarın desteğini alır ve operanın adı ‘ Çar için hayat’ olarak değiştirilir.

Bir sonraki önemli eseri ‘Ruslan ve Ludmila’ operasıdır. Fakat bu opera, içerdiği Rus folklor müziği ve oryantal ezgileri yüzünden istediği başarıyı elde edemez, o döneme göre fazla yenilikçi bulunur. Verilen tepkilerin Glinka’yı negatif etkilemesiyle, tekrar uzun bir Avrupa seyahati yapmaya karar verir. Ömrünün son dönemlerini, Fransa, İspanya, Berlin, Varşova gibi farklı yerlerde geçirir, çalışmalarına devam eder. İki İspanyol uvertürü ve iki Rus halk şarkısından esinlenerek bestelediği Kamarinskaya senfonisi gibi önemli eserler yaratır.

‘Müzik benim ruhum’ diyecek kadar müziği çok seven Glinka, 53 yaşında Berlin’de vefat eder. Mezarı St. Petersburg’ta Tihvin mezarlığında bulunur.

Bu yazı, Gündem Rusya Dergisinin 3. sayısında yayınlandı. Sayıyı okumak için tıklayınız.

Bu yazı toplam 4151 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gündem Avrasya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 312 479 00 25 | Faks : +90 312 479 00 25 | Haber Yazılımı: CM Bilişim