• BIST 106.239
  • Altın 160,342
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Ruble 0.06472
  • Ankara : 4 °C
  • İstanbul : 11 °C
  • Moskova : 0 °C
  • Antalya : 12 °C
  • İzmir : 12 °C
  • St. Petersburg : 0 °C
  • Kazan : 1 °C
  • Soçi : 14 °C

Rusya-Türkiye: Suriye’nin geleceği için el ele

30.12.2013 12:20
Rusya-Türkiye: Suriye’nin geleceği için el ele
Yukarıdaki başlık, birçok dinleyicimize tuhaf, garip ve hatta paradoksal gelebilir.

Özellikle Moskova-Ankara hattındaki Suriye kaynaklı gerginliği her fırsatla abartarak vurgulamak isteyen bazı yazarların ve analistlerin yorumlarını göz önünde bulundurursak. Ancak unutmayalım ki, 22 Kasım 2013 tarihinde yapılan Rusya-Türkiye Üst Düzey İşbirliği Konseyi’nin dördüncü toplantısı, Suriye sorununun ikili ilişkilere yansımadığını bir kez daha gösterdi. Ayrıca görüşmelerde Suriye ihtilafının çözülmesi için iki ülke tarafından neler yapılabileceği konuşuldu.

Hiç şüphesiz, Rusya ile Türkiye arasında öncellikle Dışişleri Bakanlıkları düzeyinde bu konuda görüşmeler 2014 yılında da devam edecek. İkinci Cenevre konferansının arifesinde diplomatik trafiğinin yoğunlaşacağı belli. Rusya ve Türkiye, Suriye sorununun bir an önce siyasi çözüme kavuşturulması için hangi adımlar atabilir, krizin barışçı, adil ve uygun bir şekilde çözümü için ne gibi ortak katkıda bulunabilirler sorularını Rusya Stratejik Araştırmalar Merkezi (RİSİ) uzmanı Dr. İrina Svistunova’ya yönelttik.

Rus uzman, Cenevre-2 konferansının önemini vurgulayarak Moskova’nın Suriye konusundaki girişimlerinin Ankara açısından da olumlu ve mühim sonuçlara yol açacağını söyledi:

«Suriye krizini ele alacak Cenevre-2 konferansı için uluslararası arenada yoğun hazırlık yapılıyor. Bu bağlamda son aylarda bazı olumlu gelişmelerin ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Daha çok uluslararası aktör, ihtilafın tarafları, görüşmelerin krizden tek çıkış yolu olduğunu kabul ettiler. Suriye muhalifetinin temsilcileri de daha esnek bir tutum sergilemeye başladılar. Suriye Muhalefet Koalisyonu, Cenevre-2’ye katılacağını bildirdi. Konferansın tarihi de belirlendi, 22 Ocak 2014 olarak planlanıyor. Dünyanın önde gelen ülkeleri, Cenevre-2 konferansının arifesinde aktif diplomatik gayretler sarfediyorlar.

Hem Rusya, hem de Türkiye, Suriye krizinin çözülmesine katılıyorlar. Mevcut durumun özelliği, her iki ülkenin Suriye sorununun çözülmesinde önemli rol oynamasıdır. Bu yüzden Moskova ve Ankara, ortak çıkarları, birleştirici yaklaşımları bulmak zorundadırlar. Suriye konusu, Kasım ayında yapılan Rusya-Türkiye Üst Düzey İşbirliği Konseyi toplantısının gündemine de geldi. Bazı görüş farklılıklarına rağmen iki ülkenin atması gereken ortak adımlar olduğu dile getirildi.

Ortak yaklaşımlara gelince, Suriye’deki çatışmalara son verilmesi, halkın demokratik taleplerinin karşılanması, sorunun barışçıl yollardan halledilmesi, Rusya ve Türkiye’nin öncelikli amaçlarındandır.

Suriye’nin kimyasal silahlarının tasfiyesi mutabakatı, hem Rusya, hem de Türkiye tarafından olumlu olarak değerlendirildi. Kimyasal silahların imha edilmesi, uluslararası gerginliği yumuşattı, Türkiye’nin güvenliği açısından da çok önemli bir gelişmedir. Bu mutabakat, son zamanlarda Türkiye’de dile getirilen kimyasal saldırı tehdidini ortadan kaldırıyor. Moskova’nın girişimiyle başlatılan bu süreç, Suriye krizine nihai çözüm getiremez tabii, ama bölgesel istikrarsızlığı azaltabilir. Bu bağlamda Rusya, silahların imhası için gerekli teknik yardım sağlamaya hazır olduğunu belirtti». 

Rusya, konferansa katılacak muhalefetin kelli felli isimlerle temsil edilmesi ve Cenevre’ye herhangi bir ön koşulu olmadan gelmesi gerektiğini savunuyor. Bunun sağlanması için Türkiye başta olmak üzere diğer ülkeler de ciddi katkıda bulunabilirler. Rus uzmana göre, bu alanda Moskova ve Ankara’nın eşgüdümlü çalışmaları söz konusu olabilir: 

«İlk olarak Cenevre-2 konferansında savaşan tarafların doğrudan müzakereye geçmesi, Rusya ve Türkiye’nin çıkarınadır. Muhalif grupları Cenevre’de görüşme masasına getirip, çıkmaz halini alan zor durumdan kurtulmak mümkündür. Suriyeli muhalefetin çeşitli mezhepsel ve etnik gruplardan oluştuğu bellidir. Rusya ve Türkiye, farklı gruplarla gelişmiş ilişkilere sahiptirler. Mevcut diyalog kanalları kullanarak, muhalefet gruplarının konferansa katılmasını sağlamaya çalışıyorlar. Gelinen aşamada en önemli olan husus, Suriye halkının acılarına son verecek barışı sağlamaktır. Barışa giden en kısa yol ise, muhalefetin önkoşulsuz görüşme masasına oturması ve diyaloğa başlamasıdır. Bu alanda Moskova ve Ankara’nın eşgüdümlü çalışmaları söz konusu olabilir». 

Rusya, Suriye’deki son derece zor olan insani sorun ve arttıkça artan mülteci sayısı ile ilgili Türkiye’nin kaygılarını ve çektiği zorlukları biliyor. Rus uzman, uluslararası camianın, ileride mültecilerin geri dönmesi sorunuyla karşı karşıya geleceğini uyararak Suriye’ye sürekli olarak insani yardım gönderen Rusya ile Türkiye’nin bu konuda ortak projelerin olabileceğini ifade etti: 

«Rusya ile Türkiye’nin Suriye sorunundan kaynaklanan başka bir işbirliği olanağı mevcuttur. Bu olanak, problemin insani boyutuyla ilgilidir. BM’nin son verilerine göre Suriye’den ayrılan mültecilerin sayısı 2,5 milyona yaklaşıyor. Türkiye, mültecilere ev sahipliği yapan ülkeler arasında bulunuyor ve ağır bir yük üstüne almak zorunda kalıyor. Türkiye, sınır illerindeki özel kamplara sığınan 200 bin kadar mülteciye yardım gösteriyor.

Rusya da, Suriye içinde kalan ve komşu ülkelere sığınan mültecilere BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Kızılay kanallarından yardım gösterilmesine katılıyor.

Suriye krizi bittikten sonra uluslararası toplum, sığınmacıların geri dönmesi sorunuyla karşı karşıya gelecek. Bu bağlamda Rusya ile Türkiye, mültecilerin normal hayata dönmesiyle ilgili bazı projeler üzerinde birlikte çalışabilir. Bu gibi insani işbirliği, ikili ilişkilerin alanlarının çeşitlendirilmesine de yardımcı olabilir. Ama bundan önce Suriye’deki ihtilafın bütün taraflarını kapsayan Cenevre görüşmelerine başlanması gerek tabii». 

Bugün Suriye ve bulunduğu bölgenin ülkeleri için en büyük tehdidi terörizm oluşturuyor. Bu asıl tehdit, diğer bölgelerin güvenliğine de zarar verebilecek durumda. Cenevre-2 konferansının en önemli amaçlarından biri – Suriye’deki hükümetin ve muhalefetin terör ile mücadeleye yönelik çabalarını birleştirmek ve dışarıdan getirilen ve El Kaide’den bile daha sert olan terörist ve radikal gruplarının Suriye topraklarını terk etmeleri için ve bu sürecin üçüncü ülkeleri etkilememesi için gerekli şartları oluşturmak. 

«Radikal grupların kuzey Suriye’deki faaliyeti, Rusya ve Türkiye’de kaygıyla karşılanan başka bir önemli husustur. Bu gruplar, krizi derinleştiriyor, sivillere karşı şiddet uyguluyor, sığınmacı sayısının artmasına neden oluyor, insani örgütlerin çalışmasını engelliyor. Radikallerin füzeleri birkaç defa Türkiye’nin toprağında patladı. Bu olaylar, Suriye’ye komşu ülkelerin güvenliğinin ne kadar hassas bir sorun olduğunu gösteriyor. Rusya ile Türkiye, terörizmle mücadelede deneyime sahiptirler. İki ülke, Suriye’deki radikallerin faaliyetinin önlenmesi, lojistik kanalların kapatılması konusunda uluslararası düzeyde ortak adımlar atabilirler.

Özetleyecek olursak, Rusya ile Türkiye, Suriye sorununda görüş farklılıklarını ortüşen çıkarlarından ayrı tutarak, Suriye krizinin ve sonuçlarının düzenlenmesine ortak katkıda bulunabilir».

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gündem Avrasya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 312 479 00 25 | Faks : +90 312 479 00 25 | Haber Yazılımı: CM Bilişim